Kıbrıs emlak sektörünün güven veren isimlerinden Arzu Aygın, kurucusu olduğu Henry Charles Estates ile yalnızca konut değil, uzun vadeli ilişkiler inşa ediyor. 2003 yılından bu yana şeffaflık ve dürüstlük ilkesiyle büyüyen marka, bugün farklı milletlerden yatırımcıların ve ailelerin güvenle tercih ettiği bir isim haline gelmiş durumda. Aygın’ın “en büyük iyi ki”si ise yıllar önce anahtar teslim ettiği evlerin kapısının hâla güvenle çalınabiliyor olması.
İş dünyasındaki güçlü duruşunu anne kimliğiyle dengeleyen Arzu Aygın, kızı Ayça Aygın ile aynı vizyonu paylaşarak markasını yeni kuşak enerjisiyle geleceğe taşıyor. Kıbrıs’ın sakinliği, deniz kokusu ve gün batımları ise onun yoğun temposuna zarif bir denge katıyor. LesaNews için gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda; başarıyı, aile bağlarını, kadın gücünü ve Kıbrıs’a duyduğu derin bağlılığı tüm içtenliğiyle anlattı.
Arzu Aygın kimdir?
1976 yılında İstanbul’da doğdum. Eğitim hayatımın önemli bir bölümünü Girne Amerikan Üniversitesi’nde geçirdim; üniversite ve yüksek lisans eğitimimi finans ve muhasebe alanında tamamladım. Mesleki bilgi birikimimi güçlendirmek amacıyla ayrıca sözleşme hukuku eğitimi aldım. Gayrimenkul sektöründeki profesyonel yolculuğuma 2001 yılında başladım ve bu süreci 2003 yılında Henry Charles Estates’i kurarak devam ettirdim. Yoğun iş temposunun dışında tenis oynamak, yüzmek ve sudoku çözmek; ayrıca zihnimi dinlendiren kitaplar okumak ve müzik dinlemek hobilerim arasında yer alıyor.
DÜRÜST VE GÜVENİLİR BİR EMLAKÇILIK ANLAYIŞI
Henry Charles Estates’i kurarken sizi yola çıkaran temel motivasyon neydi? Bugün geldiğiniz noktada “iyi ki” dediğiniz anlar hangileri?
Henry Charles Estates’i kurarken en büyük motivasyonum, gayrimenkul sektöründe güven, şeffaflık ve uzun vadeli ilişkilere dayalı bir marka yaratmaktı. 2003 yılında Kıbrıs’ta başladığımız bu serüven, O dönemin dinamik ve hızlı emlak piyasasının da etkisiyle kısa sürede güçlü bir marka değeri oluşturmamızı sağladı. Kıbrıs emlak piyasasında her zaman dürüst ve güvenilir bir emlakçılık anlayışını benimsemeyi hedefledim. Bugün dönüp baktığımda, yıllar içinde farklı milletlerden birçok insanı ve aileyi ev sahibi yapmış olmak, yatırımlarına doğru şekilde yön vermiş olmak ve hâlā seneler önce çalıştığımız müşterilerimizin bizi gönül rahatlığıyla çevrelerine önermesi en büyük motivasyon kaynağım. Bu güven bağı, doğru yolda olduğumuzu her defasında bize hatırlatıyor. Sanırım en büyük “iyi ki” dediğim anlar bunlar oluyor.

FARKLI KUŞAKLARDAN OLMAK VİZYON KATIYOR
İş hayatını kızınız Ayça Aygın ile birlikte yürütmek nasıl bir deneyim? Anne-kız olmanın avantajları ve zorlayıcı tarafları neler?
Ayça ile çalışmak benim için gerçekten eşsiz bir deneyim. Hem gurur verici hem de çok öğretici bir paylaşım. Bir anne olarak, yıllar boyunca en iyi eğitimi alması için gösterdiğim çabanın ardından aynı ofisi paylaşmak ve ona profesyonel iş hayatını birebir aktarmak benim için çok kıymetli. Aynı vizyonu paylaşmamız, karar alma süreçlerinde ciddi bir uyum sağlıyor. İki güçlü karakterin bir arada olması zaman zaman farklı bakış açılarını beraberinde getirse de, bu durum bizi daha sağlıklı, daha stratejik ve daha güçlü sonuçlara ulaştırıyor. Birbirimize duyduğumuz güven ve açık iletişim, bu iş ortaklığının en güçlü yanı. Farklı kuşaklardan gelmemiz ise markaya dinamizm ve sürdürülebilir bir vizyon kazandırıyor. Bu birliktelik hem şirketimizi hem de bizi profesyonel anlamda sürekli ileri taşıyor.
Yoğun bir iş temposunda özel hayatla dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Sizi en çok rahatlatan küçük kaçamaklar neler?
Dengeyi kusursuz kurduğumu söyleyemem; ancak kendime küçük molalar vermeyi öğrendim. Bazen kısa bir yürüyüş, bazen deniz kenarında içilen bir kahve bile zihnimi tamamen yenileyebiliyor. Ayrıca aileyle geçirilen kaliteli zaman benim için gerçek bir enerji kaynağı. İş ne kadar yoğun olursa olsun, bu dengeyi korumaya özellikle özen gösteriyorum. Özellikle küçük kızım Azra ile geçirdiğim kaliteli zamanlar benim için çok kıymetli.
Kıbrıs’ta yaşamanın size kattığı en büyük ayrıcalık sizce nedir? Adayı ilk kez gelenlere mutlaka önerdiğiniz bir şey var mı?
Kıbrıs’ın bana kattığı en büyük ayrıcalık, sakinlik ve zaman kavramı. Büyük şehirlerde kolayca kaybolan o “nefes alma” hissini burada gerçekten yaşayabiliyorsunuz. Adaya ilk kez gelenlere mutlaka sabah erken saatlerde deniz kenarında yürüyüş yapmalarını ve gün batımını izlemelerini öneririm. Kıbrıs, aceleyle değil; yavaş yavaş, hissederek keşfedilmesi gereken bir ada.
Boş bir gününüz olduğunda Kıbrıs’ta en sevdiğiniz rota neresi olur? Deniz mi, şehir mi, doğa mı?
Benim için kesinlikle deniz ve doğa. Denizi gören sakin bir noktada vakit geçirmek, zihinsel olarak büyük bir yenilenme sağlıyor. Kıbrıs’ın eşsiz sahil şeritleri, etkileyici dağ manzaraları ve yeşilliklerle bezenmiş doğasıyla gerçekten bir cennet ada olduğunu düşünüyorum.

İYİ YEMEK = SHELL Wİ
Magazin tarafına gelelim Kıbrıs’ta “iyi yemek” denince aklınıza ilk gelen restoran hangisi? Vazgeçemediğiniz bir lezzet var mı?
Kıbrıs’ta iyi yemek denince aklıma ilk gelen yer Shell-Wi. Balık ve deniz ürünleri, özellikle de mezeleri benim için vazgeçilmez. Yaz akşamlarında denizin hemen kenarında geçirilen keyifli sofralar, en sevdiğim anlar arasında yer alıyor. İyi bir balık sofrasının kalite ve özenle ilgili olduğuna inanıyorum; Shell-Wi’de bu özeni fazlasıyla hissediyorsunuz.
Seyahat etmeyi seven biri misiniz? Dünyada sizi en çok etkileyen ülke ya da şehir hangisi oldu?
Seyahat etmeyi çok seviyorum. Özellikle gayrimenkul sektöründe yer aldığım için farklı mimariler, yapılar ve kültürler bana her zaman ilham veriyor. Beni en çok etkileyen şehirler genellikle tarihi dokusu güçlü, estetik açıdan zengin ve yaşam kalitesi yüksek yerler oluyor. Son yıllarda, aynı zamanda emlak satışlarını da gerçekleştirdiğimiz Dubai, seyahat rotalarım arasında özel bir yere sahip. Teknolojisi, birbirleriyle yarışan projeleri ve sunduğu yatırım fırsatlarıyla gerçekten çok etkileyici bir şehir.
Yeni yerler keşfetmenin, insanın hem kendisini hem de dünyayı yeniden tanımasına katkı sağladığına inanıyorum.
Henüz gitmediğiniz ama mutlaka görmek istediğiniz bir ülke var mı? Neden?
Evet, hâlâ gitmediğim ancak mutlaka görmek istediğim birçok ülke var. Özellikle farklı yaşam tarzları ve özgün mimarileriyle öne çıkan destinasyonlar ilgimi çekiyor. Yeni yerler keşfetmenin, insanın hem kendisini hem de dünyayı yeniden tanımasına katkı sağladığına inanıyorum.
İş dünyasında kadın olmanın avantajları ve dezavantajları sizce neler? Kendi yolunu çizen kadınlara vermek istediğiniz en önemli tavsiye ne olurdu?
Kadın olmanın en büyük avantajlarından biri, çok yönlü düşünebilme ve güçlü sezgilere sahip olma becerisi. Aynı anda birçok dengeyi kurabiliyoruz. Yıllar içinde geliştirdiğim insan ilişkileri, emlak sektörü için benim adıma çok büyük bir değer. Motivasyon kaynağım ise insan hayatlarına dokunabilmek ve birikimlerine doğru yön verebilmek. Tecrübelerime dayanarak, kendi yolunu çizen kadınlara en önemli tavsiyem; çalışkanlık, disiplin ve dürüstlükten ödün vermeden, istikrarlı bir şekilde ilerlemeleri olur.





