Uzun yıllardır ekranların ve moda dünyasının tanınan isimlerinden Gizem Özdilli, bu günlerde hayatının en sade ve en huzurlu dönemini Kıbrıs’ta yaşıyor. 5 yıldan bu yana kalabalıktan uzak, doğal ve sade bir yaşamı tercih eden Özdilli, Kıbrıs’ta kurduğu bağ ve yeni yaşamı hakkında Lesa News’e anlattı.
Siz Kuzey Kıbrıs’ta yaşamaya yönlendiren en önemli sebepler nelerdi?
Aslında ben Kıbrıs’a yeni gelen biri değilim. Yaklaşık 20 yıldır buraya geliyorum. Herkes yazları Bodrum’a, Çeşme’ye giderken ben Kıbrıs’ı tercih ediyordum. Hatta Lapta’dan bisikletle Girne Limanı’na indiğim zamanları hatırlıyorum; o zamanlar ne kadar keyifliydi.
Bu yüzden Kıbrıs çok eski halini de biliyorum. Buranın bende ayrı bir yeri, kalbi bir bağı var. İnsan beni buraya çekiyor. Pandemi öncesi burada yaşamayı fikrim vardı ama o zaman daha kısa süreli geliyordum. Pandemi sonrası ise tamamen yerleşmeye karar verdim. Açıkçası artık bu sakin yaşamın çok daha iyi geldiğini hissediyorum.
Sakinlik en büyük lüks
Kıbrıs’taki yaşamınızı nasıl tanımlarsınız? Türkiye ile kıyasladığınızda sizi en çok etkileyen farklar neler oldu?
İstanbul gibi büyük ve kalabalık bir şehirde uzun yıllar yaşadım. Bu yüzden Kıbrıs’ın sakinliği benim için en büyük lüks. Burada sabahları yürüyüş yapabiliyor, yürürken hortensia gibi çiçekler, bitkiler görüyorum. Hatta deniz kokusunu her an hissediyorsunuz. İstanbul’da bu mümkün değil.
Kıbrıs’ta hayat daha yavaş akıyor. Kimse acele etmiyor, herkes daha huzurlu. Gün içinde trafikte zaman kaybetmiyorsunuz, bu bile insanın hayat kalitesini çok artırıyor.
Günlük hayat rutininiz Kıbrıs’ta nasıl şekilleniyor?
Kıbrıs’ta günlük rutinim mevsime göre değişiyor. Yazın neredeyse her gün denize giriyorum. Sabah erken saatlerde yürüyüş yapıyor, ardından güne kahveyle başlıyorum. Gün içerisinde spor, yoga ve doğa yürüyüşleri yapıyorum.
Akşamları ise genelde arkadaşlarımla bir araya gelip keyifli vakit geçiriyorum. Burada yaşamın temposu çok daha sakin olduğu için insan kendine daha fazla zaman ayırabiliyor.
Deniz, doğa ve sadelik…
Gizem Özdilli:
Kıbrıs sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda bir ruh hali. Burada doğayla iç içe yaşamak, sadeleşmek ve kendini dinlemek mümkün.
Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Doğayla olan bağım hayatımın önemli bir parçası. Uzun yıllardır verdiğim emek ve sabrın karşılığını Kıbrıs’ta aldığımı düşünüyorum. Bahçeyle uğraşmayı, çiçeklerle vakit geçirmeyi çok seviyorum.
Bunun dışında kitap okumak, yoga yapmak ve yeni yerler keşfetmek en sevdiğim aktiviteler arasında.
Kıbrıs’ta yaşamak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?
Yaşam yeri seçimi çok kişisel bir konu. Bu yüzden kimseyi yönlendirmek doğru olmaz. Ancak şunu net olarak söyleyebilirim; Kıbrıs doğası, insanları ve yaşam tarzıyla çok özel bir yer. Eğer sakinlik, huzur ve doğayla iç içe bir yaşam istiyorsanız Kıbrıs gerçekten eşsiz bir seçenek.
Kısacası ne aradığınızı biliyorsanız, burada huzuru bulmanız çok kolay.
Önümüzdeki dönem planlarınız neler? Kıbrıs sizin için kalıcı mı?
Daha önce Los Angeles ve Paris’te yaşama deneyimlerim oldu ama hiçbirinde kalıcı olamadım. Kıbrıs ise bana “tamam, burası” dedirten tek yer oldu.
Artık hayatımın geri kalanını burada geçirmek istiyorum. Deniz kenarında, doğayla iç içe, huzurlu bir yaşam benim için en büyük zenginlik.





